Dersim davasını savunanları düşman görenlerle yapacak işimiz kalmamış demektir


[ DERSİM 38 ]


Geschrieben von Seyfi Cengiz am 07. Mai 2008 23:21:21:

“Usarr” mahlaslı katılımcının Dersim 38 forumuna taşıdığı Ferhat Pak imzalı “Bölgecilik Yok, Zaza halkı vardır” başlıklı yazıyı okuyanlar, Zazacı çevrenin Dersim Sorunu’na ve Dersim davasını savunanlara yaklaşımını bir kez daha görmüşlerdir.
Bu yazıda “bölgeci” olarak tanımlananlar Dersim davasını savunanlardır.
“Bölgeciler” için söylenenler Dersim fikriyatını savunanların tümüne yöneliktir.
Pak'ın yazısı baştan sona dezenformasyonla, asılsız yakıştırmalarla doludur.
Zaza halkının varlığını inkar ettiğimiz, Zaza mücadelesini bilinçli şekilde engellemeye çalıştığımız, Zazaları bölüp parçaladığımız iddia edilmekte, Zazalar’ın dostu değil, “yerle bir” edilmesi gereken “düşmanları” olduğumuz ileri sürülmekte, bize “dostça” yaklaşmanın “saflık” olacağı savunulmaktadır.
Ferhat Pak imzalı yazıdaki fikirlerin özeti bu.
Bu yazıyı Dersim 38 forumuna aktaran Usarr mahlaslı katılımcı, altına kendi kişisel görüşlerini iliştirmiş.
Usarr; Pak’ın yazısına “büyük oranda” katıldığını söyleyerek başlasa da, yazısının devamında gerçekte Pak’ın hiç bir görüşünü paylaşmadığını ifade etmekte, onun yaklaşımını yerinde bir ifadeyle “şövenizm” olarak tanımlamaktadır.
Ferhat Pak, Usarr’ın eleştirisine yanıtında Dersim davasını savunanlara ilk yazısında yaptığı suçlamaları yineliyor.
Burda sarfettiği “Oysa Demokrat, ilerici ve aydin insanlar farkliliklar arasindaki sorunlari derinlestirmenin tersine, onlari onarma ile mesgul olmali ve ona uygun politikalar gelistirmelidirler” şeklindeki sözleriyle bu çevreyi yönlendirenlerin demokrasiden farklılık tanımayan, tekçi, ulus-devletçi bir zihniyeti anladıklarını bir kez daha açığa vuruyor.
Ferhat Pak, Usarr’ı “Ulusal varligimiza yönelen düsmanca tutum ve tespitlere, safca yaklasamayiz”, “oyuna gelmeyelim”, “çizgimizden uzaklaşmayalım” diye uyarıyor ve Dersim davasını savunanları gülünç bir iddiayla “din esasina dayali devletler ve yapilar olusturmakla”, yani mezhepçilikle suçluyor.
Bu görüşler bu çevrenin konumunda geçmişten bugüne değişen bir şey olmadığını gösteriyor, ötedenberi söylediklerimizi doğruluyor.
Usarr örneği bu çevrede dürüst ve samimi, ama kararsız bireylerin de bulunduğunu kanıtlıyor.
Bizlerin çabası istekli ve kararlı oldukları taktirde bu tür insanlarla iş ve mücadele birliği olanaklarını araştırmak olmalıdır.
Bizi "düşman" ve "yerle bir" edilmesi gerekenler olarak tanımlayanlarla bir işimiz olamaz.
Daha önce de ifade ettiğim gibi Zazalar Zazacı çevreye mahkum değil. Bu halk da kendi içinden bir gün işbirliği yapabileceğimiz gerçekten demokrat ve aydın insanlar çıkaracaktır.




Antworten:


[ DERSİM 38 ]