Yeni zamanların yeni sözleri olsun...

www.yenialevihareketi.com

Makale yazari: HASAN KAYA Tarih, gün ve saat : 13. Ocak 2008 10:46:

Yeni zamanların yeni sözleri olsun...

HASAN KAYA

BENDEN çok önce ve ben kendimi bildim bileli bu ülkede birileri hep "hain" ilan edilir. Bir delinin, parmağı ile gösterdiği o hain bazen bir şairdir, bazen bir romancı. Bazen bir gençtir o, bıyıkları yeni terlemiş, başında kavak yelleri. Senden benden uzak değildir hiç biri. Hepsi bana benzer, hepsi biraz sen gibidir... Hainler yetmiyor bize, uykularımızı kaçıran bölücülerimiz de var. Ermeniler, Rumlar, Kürtler, Zazalar, Aleviler, dinsiz imansız solcular...

En olmazı, işin kolayına kaçmayı seçtik hep. Göç yollarına dizdik bu toprağın çocuklarını. Kardeş dillerin türküsü susarken tozlu yollarda, önce Süryaniler, Yezidiler, ardından Ermeniler ve Rumlar gitti. Her gidenle biz de gittik, azaldık. Her gidenle kendimizden bir parçayı sürgünlere yolladık, yalnızlığımızı büyüttük. Giden gitti, gitmeyeni inat edip ayak direyeni canından bezdirdik, bir gülü yetim koyduk dört dağın orta yerinde, olmadı ak güvercinlerini vurduk.

KORKULARI BESLEDİK YILLARCA
Zaman içinde zamana, zaman içinde karanlığımıza yenik düştük. Ay aydınlık, gün güneş yüzlü aydınımızdan korktuk, kalemini kırdık sokak ortasında. Baharı bekleyen dağlarında memleketimin, kardelenleri vurduk, soldurduk umudun gonca gülünü...

Uzak, denizlerötesi talana açtık kapılarımızı, insanın insan kulluğuna (...) Yanı başımızda duran komşumuza arkamızı döndük düşman bildik. Nasıl oldu bilen yok; artık öcüler yetmiyor bize, cinler periler, her kanalda Tarot falı, badem bıyıklı din adamları, politikacılar, yattın günah, kalktın günah, sevmek günahların en büyüğü; aşktan söz etmek yasak değil ama ağzına almak yürek işi.

Onca yıl korkularımızı besledik, yakası kolalı kara önlüğün karasında evden okula, okuldan eve taşıdığımız karanlığın ağır yükü altında beslenme çantamızda Amerikan süt tozu. Mehter marşı ve kahramanlık türküleri, yedi cihan duysun sesimizi dedik yetmedi. Şimdi çocuklarımıza anlattığımız masallarda develeri tellal ediyoruz, pireleri berber. Kırk Haramilerle düşüp acem çölüne, bir bedevinin kelamında kendimizden uzak kendimizi arıyoruz.

Bilen bilir, nafiledir bu çaba, yorulduğumuzla kalırız. Tersine aksın istediğimiz dereler, ırmaklar hep bildiğine akıyor, zaman karanlığın paslı zincirini çözüp bildiğine dönüyor. Eskimiş düşlerin ve sözlerin ördüğü hayatların uzağında, yeni zamanların yeni sözü olur. Yeni sözü olanlarındır yarın, güler yüzlü çalışan, üreten insanların sevinciyle doğar gün. Elbet günü geldiğinde biz de onların alın teriyle yıkayıp yüzümüzü, yüz akıyla çıkarız hayatın ve çocuklarımızın karşısına.





Cevaplar:

www.yenialevihareketi.com