INSANI YARATAN TANRI DEGIL, AKSINE TANRIYI YARATAN INSANIN KENDISIDIR.
Makale yazari: BASKOYLU Tarih, gün ve saat : 30. Nisan 2008 20:36:
INSANI YARATAN TANRI DEGIL, AKSINE TANRIYI YARATAN INSANIN KENDISDIR
Insani yaratan tanri (Allah) degildir. Tersine tanriyi yaratan insanin kendisidir. Ilkel Toplum, Ilkel Kominal Toplum surecinde basliyan ozel mulkiyet, birbirine ustunluk saglamak, kabile olusturmak, guclunun gucsuzu ezmesi, ozellikle Tanri olarak bilinen Ana Erkil Toplumun yerini Ata Erkil Toplumuna devretmesi ile, Kadinin butun haklarinin elinden alinmasi ile, Yaratan bir tanri olarak kabul edilen kadinin yerine baska tanrilarin almasi gerekirdi, O donemin somurucu, egoist, cikarci yonetici kesimi, yonetilenleri daha kolay idare etmek icin "Din" denilen ilahi bir siyasete bas vurmuslardir.Bas vurduklari bi siyasete surec icinde kendileride inanmak zorunda kaldi. Dinin her cesidi, bir dogmalar yiginidir. Insan, tanriyi yaratti ve yarattigi bu anlamsiz ve gercekle alakasi olmiyan şeye kendisi taptı.
Cok tanrili dinlerde, krallar, kraliceler tanriydi. Onlardi bilen, onlardi yaratan. Gelisen toplumsal gelisim sureci icinde krallar, kraliceler "tanrisal" durumlarini surdurmekte zorlandilar. Bu sefer de "vekil" rolu ustlendiler.
Daha sonraki donemde surecte dogada hakim olan guclere, olaganustu sifatlar yuklenerek tanri ilan edildiler. Bu guclerin bir kismi gercekte olaganustudur. Bunlari bugunn bazi yonleri ile algilayip yorumlar getirsek bile, eski çaglarda bu olaylarin nedenlerini aciklayabilecek bir toknoloji yoktu. Mesela "firtina tanrisi" bir anda, koca bir ulkeyi allak bullak edebilirdi. bunlar gunumuzde` yasanmaktadir. Amerika'da, Dogu Asya'da zaman zaman izledigimiz kasirgalar, goklere yukselen hortumlar her seyi bir anda allak bullak etmektedir. “Hurrikan” kasirgasi gibi.
Ayni sekilde sel baskinlari, depremler, yanardaglar, gibi dogal felaketler de insan oglunun hala basa cıkamadigi olgulardir. Yani bir tarafta kotulukleri simgeleyen tanrilar vardi, bunlari kizdirmak buyuk bir suctur, kizdiranlar cezalandirilirdiki af edilsinler, depremler olmasin, seller akmasin tufanlar ve doga felaketleri olmasin. Diger yanda da koruyucu, besleyici ve guzellikleri yaratan, kisacasi iyilikleri temsil eden tanrilar vardi. Gunes, Ay, Daglar, Pinarlar, Agaclar vs birer tanriydi. Buna dogal din, doga tanricilik, paganizm, vs isimler verilmektedir. Bu dinler ve onlara ait tanrilar, bugun tek tanrili dinlerin icinde cesitli bicimlerde yasamaktadirlar.
Toplumsal surec yerinde durmadigindan, surekli ilerlemis ve gelismistir. Cok tanriciliktan tek tanriciliga gecis sureci de, hic de kisa sayilabilecek bir surec degildir. Semanizm, Zerdusluk ve cagdisi dinler bu gecis sureclerine denk dusmektedir. Bu donemlerde Ordadogu'da ozellikle Yahudiler'in atalari arasinda Ibrahim, Davut, Yusuf, Musa, ile baslayip Isa ile devam eden, cok tanrili dinlerden, tek tanrili dinler donemi baslamistir. Musa`nin ve Davud'un, kurdugu dinler Yahudiler'in disina tasamamistir. Ama cevresindeki halklarda da ayni sorunlar yasanmaktadir. Mesela Isa bir Yahudi'dir ama İsa'nin ortaya attigi dusunceler, Yahudiler tarafindan degil, Yahudi olmayanlar tarafindan benimsenmistir. Hem de İsa'nin sagliginda degil, oldurulmesinden yillar sonra benimsenmis hiristiyan dini olarak kabul edilmis ve Yahudi dinine karsi ayri bir din olusturulmustur, hatta dikkat cekilsin diye Tanrinin oglu oldugu yaygarasi yapilmistir. diger tarafta Cennet ve Cehennem var diyorlar, cennet`te birbirinden guzel huri melekler dururken, ne hikmetse tanri yolunu sasirmis, gelip gelip zavalli Meryem`e tecavuz etmis.
Butun tek tanrili dinler, birbirinden etkilenmislerdir. Birbirinden bir cok sey almislardir, birbirlerine ustunluk saglamak icin yenilikler aramislardir, insanlarin nasil etkilenebilcegi kurnazligi yasatilmistir. Son olarak Muhammed ortaya cikmis. Muhammed'in ortaya attigi tezler buyukk oranda oteki tek tanrili dinlerde aynen mevcuttur, sadece degisiklikler yapmakla kalmistir, oteki tek tanrili dinlerden cok farkli bir inanc olmadigi icin, Muhammed, oteki din kurucularini da peygamber olarak kabul etmis, kabul etmek zorunda cunku cok farkli bir anlayis ve dusunce yok, Muhammed ayni zamanda cok kurnaz ve seytanca sinsi bir kisiligi vardi, yaptiklarini ortbas etmek icin butun kurnazliklari ve seytanliklari dusunmus, kendisine zarar gelmemesi icin, seytanca aldigi kararlarin tanri tarafindan birer ayet olarak kendisine geldigini soyler, en buyuk kurnazligi ve sinsiligide kendisinden sonra peygamberin gelmemesi icin, tanrinin kendisini son peygamber olarak gonderdigini soyler ve kendisini, "son" peygamber ilan ederek, kendisinden sonra baska bir peygamberin gelmemesini saglamistir, diger dinlerde bunu onaylamak zorunda kalmistir, cunku Tanrinin emrine karsi gelinmez inanci oldugundan dolayi caresiz yalan oldugunu soylemeye cesaretleri olmamistir.
Kendilerini Peygamber veya Halife olarak nitelendirilen insanlarin cogu, kendi caginin ileri gelenleridir yani egemen olanlaridir. Bunlarin "bilgin" ve "her seyi bilen" olduklarini soylemek buyukk bir iddia olur, ayni zamanda yanlis olur. Muhammed’in okuma yazmasi bile yoktur, Isa`yi seven o donemin hiristiyanligin en iyi savunucularini alip magaraya kapatip esir almistir, Ayet dedigi soylemleri onlar tarafindan yazdirmistir, bu ayni zamanda onlarin dusuncesidir, cunku incilden ayri bir seyin soylenmesi veya uretilmesine zorlamistir. Hatice’nin sayesinde, kervancilikta ne ogrenmisse, bilgisi onunla sinirlidir. Butun bu olumsuzluklara ragmen Yine de Peygamberlerin kendi donemlerinin en etkili, en kurnaz, ve siyasetci kisileri olduklari soylenebilir. Muhammet, butun eski dinlerden tecrubeler edinerek oldukca zeki ve kurnazca denilebilecek taktiklerle kendisi degilde baskalarin sayeside politik onermelerde bulunmustur. Ustelik, Isa gibi oldurulememis, kendi savundugu fikirlerle iktidar olmustur. Muhammed'in avantajlarindan biride Islam dinini devlet olanaklarini kullanarak kilic zoru ile yaymak ve kabul ettirmek olmustur.
Muhammet kendini, sadece son peygamber olarak lanse etmemis, ayni zamanda tanrinin yer yuzundeki temsilcisi ilan etmistir. Bu, bugune kadar uydurulmus en buyuk yalandir. Tanriyi yaratan Muhammed degildir ama onu yucelten ve gercek disi rollerle insanlara sunan Muhammed'tir.
Butun dinlerde iyilik, dogruluk gibi kavramlar vardir. Dinler, insanlari idare etmek, yonetmek, etkilemek, icin one surulen siyasetlerdir. Dinlerin ve onlarin onermelerinin kutsal hic bir yani yoktur. Kutsalligin kendisi, uydurulmus bir yalandir. Peygamber diye "kutsal" bir varlık yoktur. Peygamberlerin kendileri, siyaset yapan kendi caginin egemenleri ve yonetenleridir. Peygamber diye kutsallastirilmis bir kisilige dayanan olgu, uydurulmus bir yalandir. Tanri diye bir "olgu" yoktur. Tanrinin var oldugunu soylemek en buyuk yalandir. bir tanri varsa, oda insanin kendisidir, yaratanda yaradanda insanin kendisidir. Peygamberler, bugunun iktidar sahiplerin aynisidir,
Halife Ali'nin, Muhammed'ten veya oteki halifelerden "ustun" bir yani yoktur. Basta Ali olmak uzere ilk dort halifenin hepsi de Muhammed'in adami ve sadik kullari, silahsorleri, kelle avcilari, insanlik dusmanlari olup onun ekibindedirler. İktidarin olanaklarindan, Muhamed'e yakın olmanin butun avantajlarindan daha Muhammet doneminde yararlanmaya baslamislardir. Halife Ali'nin cok bilgin, her seyi bilen oldugu da dogru degildir. kelle kesmekten baska yaptigi bir meslek yokmus, Tersine Ebubekir, Omer ve hatta Osman'a gore daha bilgilidir. Politikayi yeterince kavramamistir, Butun islam ulemalarin amac ve gayesi, islami yaymaktir, surec icinde kendi icinde iktidar kavgasi baslamistir, katledilen yine insanlar olmustur. Ali digerlerine gore biraz olsun safmis, Muhammed`in emrinde cikmiyan saf biridir,
Bu saflik sadece O'nun 3 halifelik donemini yitirmesine degil, ayni zamanda nihayet hayatını yitirmesine de neden olmustur.
Aleviligin sembolu olarak gosterilmeye calisilan, Ali ile kabul edilen bir Alevilik, Islamiyetin bir yorumu, bir bicimi, bir ekolu olmaktan oteye gidemez. Bas figuru Ali olan bir Alevilk, bugun Araplarda yasayan Siiligin taa kendisidir. Bu Iranlilarin molla rejiminde, Esatlar’in Suriye rejiminde somut olarak karsimizdadir ve yasamaktadir. Kaldiki Alevilik insanligin dogusundan beri var olan bir yasam bicimidir, hic bir dine ve inanca inanmadiklari, tanriyi kendilerinde, kendilerini tanrida gormektedirler, yani yaratanda yaradanda insanin kendisi olduguna inanan bir yasam bicimimi var, ENEL-HAQ deyimide bunun en guzel kanitidir, Aleviler ya gercekleri kavrayip islam sentezi icinde olmadiklarini anliyacaklar, Sevgi ve insanlik yolunda attilan adimi cok iyi inceliyecekler, yada Arap Ali sinin pesinde islamlasarak yani dolayli yollardan egemenlerin yaptigi asimile politikalarina teslim olacaklar, islamin yoksa yok olan 5 sartinin hic birinin Alevilikte olmamasi Aleviligin islamla uzaktan yakindan hic bir alakasinin olmadigi en gozel gostergesidir, dolayısı ile Alici “Aleviligi” red edecek yoksa eninde sonunda Islamiyetin bir kolu, bir bicimi, bir ekolu olmakla kalmayacak, islamiyet icinde eriyecek, kaynasacak ve islamlasacaklardir. yol ve erkanin bilincine erisen Alevilerin islamla, Ali ile, 12 Imamla uzaktan yakindan alakalarin olmadigini gorecekler, Kaldiki Alevilikte Imam yoktur, Camide Imam var, Arap Siiliginde var.
Ali ile Osman arasinda, Ali ile Muaviye arasinda yasanan olaylar, iktidar kavgasidir. Kimin iktidara sahip olacaginin kavgasidir. Bu kavgayi Ali kaybetmekle kalmamis, sonuçlarini hayatiyla odemistir. Ali sonrasinda ogullari ve torunlari vasitasiyla surdurulen mucadeleler de, cok uzun bir donem sonra Ebu Muslim tarafindan Emevilerin elinden aldigi saltanati, Alinin soyundan olan Abbasilere verdi. Bunlar, donem donem icine girdikleri halklarin mucadelerine destek veya katki sunmuslarsa da, esas olarak “ayricalikli” bir konum elde etmek veya bunun bir “hak” oldugunu kabul ettirmek icin calismislardir. Ama ne olursa olsun, her mucadeleyi, her kavgayi kendi kosullari icinde degerlendirmek gerekir.
Pekki Aleviler Cafferi, Sii messebine mensup ise, Ali doneminde Ali tarafindan kilictan gecirilmis, Abbasiler tarafindan katledilmis, Osmanli doneminden bugune kadar Katledilmektedirler, Horlanmaktadirlar, Asaglanmaktadilar vs vs, nedir bu celliski sizce?
Kendisini islamin kucaginda his eden islamla es anlamda gorenlere sesleniyorum size gore,“Aleviler” 1400 (bin dort yuz) yillik bir kavgayi veya mucadeleyi yurutuyor. Bu neyin kavgasidir? Eger sorun, bir din yaratmak veya duzenlemekse, bunun ilkelerini ortaya koyar, bicimlendirler. Bunu, artik bu saatten sonra kimse de engelleyemeyecektir. Veya gelinen asamada, yasanilan çagda, engellemeye kimsenin gucu yetmeyecektir, Cunku islamin diger bir kolu olarak yasiyacaktir, islaminda istedigi budur, cok buyuk degisiklikte istemiyor, Islamin asirlarca cabasi budur, yani korun istedigi iki goz, biri egri, biri duz.
Islamin asirlarca bu cabasini bosa cikarmak, Sevgi ve Insanlik yolunda izlenecek cizgiyi cok iyi belirlemesi gerekir, ayni zamanda arastirarak cok iyi kavramasi gerekir, Tepki olur, diye gerceklerden uzak kalmak, arastirmamak, yumarim gozumu yaparim gorevimi mantigidir,
Aleviligin islamla uzaktan yakindan bir ilgisi ve alakasi yoktur. Alevilik bir yasam bicimidir, Din, Messep, Irk degil, bundandirki butun insanlara bir nazarda bakar cunku ne ararsan kendinde ara, ilkesi var, tanrinin insanin kendisi oldugunun bilincindedir, yaratanda yaradanda insaninin kendisi oldugunun bilincindedir.
Islam dininin kendisi tamamen kati dogmalar yiginidir. Bu durum sadece Islam dinine ozgu bir ozellik de degildir. İstisnasiz butun dinler dogmalar uzerine kurulmustur.
Dinlerin, bazi kosullarda oynadigi olumlu ve yararli rolleri olmustur. Bunlari kendi cagi ve icinde gelistikleri kosullar icinde degerlendirmek gerekir.
Dinin kendisi bir siyasettir, siyasetin bir bicimidir veya din, bir cesit siyasettir. Hepsi de ayni sonuca cikar. Dinin kutsal bir yanı yoktur. Kutsallık uydurulmus bir yalandir. Din, bir politikadir. Politika insanlari idare etmek veya yonetmek icindir. Bu anlamda Politikanin kutsal bir yani yoktur. Iyi veya kotu, dogru veya yanlis, yararli veya zararli politikadan bahs edilebilir. Din, politikanin en sinsi, en kurnaz, en iki yuzlu, en yalanci bicimidir. Din, uydurulmus yalanlar yumagidir. Eger yalan soylemek istemiyorsak, en basta dini red etmeliyiz. Insanlik icin var olan butun guzellikleri savunmaliyiz, Butun guzellikleri yaratan Insandir, ayni zamanda butun guzelliklerde, Insanlik icin olmaldir, buda Aklin ve Vicdanin yasama yansimasindan gecer.
BASKOYLU