BU ISI SESIZCE YAPIN!

www.yenialevihareketi.com

Makale yazari: ALI YILDIRIM Tarih, gün ve saat : 04. Mayis 2008 20:11:

Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlemanto Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, İzmir’de katıldığı ‘Türkiye- AB ilişkileri gündemi’ konulu konferansta yazılanlar doğruysa kabul edilemez bir açıklamada bulundu. Eşbaşkan “bu işi sessiz ve yavaş yapın diye AKP’yi uyardık” diyor. Ama AKP onları dinlemeyerek stratejik hata yapmış, ortalığı velveleye vermiş, MHP’nin tuzağına düşmüş. Hayıflandığı şeye bakın eşbaşkanın.
Lagendijk’in söz ettiği AKP’nin türban harekatı…Yani toplumsal hayatın dinsel kurallara göre düzenlenmesi girişimi. Eşbaşkan Lagendijk bu işin “çaktırmadan”, “bağırtamadan” bitirilmesini talep etmiş. Hem de inanç özgürlüğü adına.
Lagendijk’in inanç özgürlüğü adına savunduğu türbanın dinsel bir talep olduğu, bireysel kalması ve sosyal hayata nüfuz etmemesi gerektiği, tersi bir durumun esasen inanç özgürlüğüne yönelik baskı oluşturacağı Türkiye sözkonusu olunca maalesef bir değer taşımıyor…
Türkiye –yarımyamalak da olsa- laik bir ülke ve kamusal hayatını, politik hayatını, hukuk hayatını, eğitim hayatını din dışı olarak, dini kuralların dışında yaşamayı seçmiş durumda. Yani dinin baskısından toplumsal hayatı koruma tercihinde bulunmuş durumda. Aksi halde bir dinin emir ve yasakları demokrasiyi ortadan kaldırıp dinsel bir diktatörlüğe yönelme eğilimi potansiyeli taşıyor. Bu durum AB için çok uzak bir olasılık olabilir. Ama sözkonusu olan Türkiye ise açık, yakın, somut bir tehlike olduğu zaman zaman yaşadığımız hayatın bize gösterdiği tartışma götürmez gir gerçeklik…
Bay Lagendijk’in bu AKP sempatisi nereden kaynaklanıyor. Bayımız Türkiye gerçekliğini görmüyor mu göremiyor mu? Bizler AB’yi özgürlüklerin, demokrasinin, insan haklarının merkezi olarak görürken, AB komiserlerinin tüm bunları reddeden dinsel bir diktatörlüğe yol verip arka çıkmaları kendi kendilerinin inkarı değil midir? “Bu işi sessizce yapın” diyen bir anlayışın başımıza başka belaların da gelmesini isteyebileceği kaygısını duymamız yersiz midir? AB çevreleri bu tutumları ile büyük bir güven kaybına uğramışlardır.
AB’nin AKP hükümetine el altından “türban işini sessizce halledin” çağrısı yapmak yerine tam tersine açıktan ve yüksek sesle eşitlik, daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi gerçek laiklik, daha fazla insan hakları çağrısı yapması, ayrımcılığın, eşitsizliğin, hukuksuzluğun bir an önce son bulması talebinde bulunması misyonlarının gereği değil midir?
Eğer sessizce yapılmasını istedikleri şey inanç özgürlüğünün bir gereği ise bu durumda milyonlarca insanın inanç özgürlüğünü ayaklar altına alan, varlığını yok sayan anti laik yapılanmaların bir an önce tasfiye edilmesini istemeleri gerekmez mi? Türkiye’de insanların varolan durumu bile korumak adına laikliğe sahip çıkmasını “aşırı bulan” çevrelerin Türkiye’de varolan derin anti laik yapılanmayı görmezlikten gelmesi kabul edilebilir bir tutum değildir.
Eşbaşkan Lagendijk özgürlüklere, eşitliğe, laiklik ve demokrasiye arka çıkmalıdır, takiyeci AKP’ye değil.






Cevaplar:

www.yenialevihareketi.com