AKP’nin Fasist Saldirilari

www.yenialevihareketi.com

Makale yazari: Hak­lar ve Öz­gür­lük­ler Cep­he­si Tarih, gün ve saat : 07. Mayis 2008 15:06:

“Taksim 1 Mayıs Alanıdır”

Gerçeğini Değiştiremez !

Ülkemizin emekçileri, devrimcileri, zorlu bir kavgadan alınlarının akıyla çıktılar. 1 Mayıs’ta kontrgerillanın provokasyon tehditlerine boyun eğmediler. AKP’nin faşist terörü karşısında yılıp sinmediler. Emekçiler ve devrimciler, faşist teröre karşı direndiler ve iktidarın halkı sindirme hesaplarını boşa çıkarıp, maskesini aşağı düşürdüler. O gün Taksim ve çevresi, onyıllardır “sosyalizm öldü” iddialarıyla solu ve devrim mücadelesini yoketmek, “elveda proletarya” sözleriyle emekçilere emekçiliklerini unutturmak isteyen politikaların iflas ettiğinin ilan edildiği bir alana dönüşmüştür. Devrimciler ve emekçiler, “öldü” denilen, “elveda” denilmesi empoze edilen değerlerini, faşizme karşı savunmuşlardır. 1 Mayıs 2008’de faşist terör karşısında emeği savunduk, devrimi savunduk, sosyalizmi savunduk! 1 Mayıs’taki irade ve direniş, halka ve devrimcilere inancını kaybeden bir çok kesime, faşizm karşısında direnen ve direnecek bir gücün var olduğunu da gösterdi. Biz halkız, 70 milyonuz, birleşirsek, örgütlenirsek, mücadeleye atılırsak, faşizmin gücü bize yetmez. 2008’in 1 Mayısı bunu tarih önünde bir kez daha kanıtlamıştır.

2008 1 Mayıs’ı, zalimle mazlumun, haksız ve gayri-meşru olanla, haklı ve meşru olanın en kesin çizgilerle ayrıştığı bir gün oldu. 1 Mayıs gününden bize, haklı ve meşru olmanın onuru, zalimin zulmüne boyun eğmemenin gururu kaldı. AKP’ye bugünden kalan ise, sadece ve sadece uyguladığı faşist terörün suçu ve utancıdır.

Faşist terör devam edecek; mücadelemizi faşizme karşı devrimci demokratik cepheyle büyütelim: Faşizm sürüyor. AB’ye uyum yasalarından “demokratikleşme” paketlerine kadar; hepsi faşizme dokunmadan demokrasicilik oyununu sürdürmeyi hedefleyen manevralarıdır, bu anlamda her “demokratikleşme” hamlesi göstermelik ve aldatıcıdır. Ülkemizin yönetiminde nitelik olarak hiçbir şey değişmemiştir. Tanık olduğumuz faşist terörün amacını doğru tahlil ettiğimizde, yapmamız gerekeni de doğru tesbit ederiz. AKP iktidarı, emperyalizm ve oligarşinin çıkarları doğrultusunda, “ayakları”, asla iktidar olmayı düşünmeyecek şekilde ezmek ve sindirmek istemiştir.

AKP’nin ve oligarşinin tüm kurumlarının devrim mücadelesini ezmek istemesi, özünde, emekçi sınıfları mücadelenin ağır bedelleriyle korkutarak bölüp parçalamayı ve iktidar hedefli mücadeleden ve düşüncelerden vazgeçirmeyi amaçlar.

Faşizm, devrimcilere, demokratlara, bütün olarak halka karşı nasıl birleşip saldırıyorsa, biz de birleşmeliyiz. Devrimci Demokratik Cephe’yi oluşturup onunla direnmeli, saldırıları onunla püskürtmeli ve onunla iktidarı hedefleyen bir mücadeleyi geliştirmeliyiz.

1 Mayıs 2008’de faşist terör karşısında onur ve gurur duyacağımız bir direniş yaratmış olmanın coşkusu ve gururuyla, bu direnişin bize yüklediği yeni sorumluluklarımızla, tüm emekçilere, tüm ilerici, devrimci demokratik halk güçlerine bir çağrıda bulunuyoruz: Faşizme karşı Devrimci Demokratik Cephe’yi kuralım. Bütün halk kitlelerini birleştirelim ve emperyalizme, faşizme karşı mücadeleyi yükseltelim.

Hak­lar ve Öz­gür­lük­ler Cep­he­si







Cevaplar:

www.yenialevihareketi.com