Gelistirilmis hâli: DERIN DEVLETIN SIG TOPLUMU ve...

www.yenialevihareketi.com

Makale yazari: TARIH AVCISI Tarih, gün ve saat : 15. Temmuz 2008 21:10:

Su yaziya cevaben: Iki düzeltme ve özür: makale yazari: Tarih Avcisi Tarih, gün ve saat : 15. Temmuz 2008 07:58:

DERIN DEVLETIN SIG TOPLUMU ve DÜNYAYI BEKLEYEN DERIN TEHLIKE !!!
*****************************************************************
TC Devleti’ni ve onun 80 küsur yilda yarattigi irkci-devsirme-ucube “Türk“ toplumunu anlayabilmek icin, Osmanli Devleti’nin 600 yillik sömürgeci-despot-kanli tarihini, 100’er yillik dilimler halinde incelememiz ve Osmanli ile TC’nin yarattigi dünyanin bu en sig ve tehlikeli toplumunun cikarci, derin cete iliskilerine, derin (analitik) olarak göz atmamiz gerekir…
Bu nedenle, 2330 yil kadar gerilere ve daha sonra Fransiz Burjuva-mason Ihtilali’nin 100. yilinda, yani 1889’da Osmanli’yi kurtarma hareketlerinden biri olarak masonik, hücreler biciminde kurulan ve adindan örgütsel yapisina varana dek, tamamen Avrupa taklidi ve örgütü olan, soykirimci-katliamci-komplocu-tetikci Ittihat ve Terakki Cemiyeti ile, halefi kemalist ceteleri ve TC’yi derinlemesine incelememiz gerekir…
* * *
1071’de yerli feodal beyleri tarafindan Bizans’a karsi desteklenen Anadolu Selcuklu capul devletinin 1243’te Mogollar tarafindan yikilmasi ve beyliklere bölünmesi üzerine, 1299’da, Köhnemis ve cökmekte olan yüzlerce yillik Bizans Imparatorlugu yerine, Yahudi-Ermeni-Rum bezirgân egemenleri tarafindan, 400 cadirlik Kayi capulcularina (belki de Kürt Kaya asiretine !) kurdurulan ve ordusundan hükmettigi onlarca topluma varana dek “devsirmeler güruhu“ olan; üc kitadaki yüzlerce toplum üzerinde 600 yil terör estiren savas makinesi Osmanli Devleti, 1402 yilinda, Bizans’in yardima cagirdigi Timur tarafindan darmadagin edilmisti…
Bizans ve diger Avrupa Devletlerinin yapmak istedikleri sey, Osmanliyi yikmak degil, Mogollara burnunu sürttürmek ve kendi cikarlarina göre onu yeniden dizayn etmekti…
Atalari Hiristiyan Haclilar’in Dogu’ya karsi 200 yil kadar süren talan ve sömürülerinden iyice palazlanarak cikan Avrupalilar, 1490’larda Kuzey ve Güney Amerika kitasini, daha sonra Afrika, Hindistan ve Cin gibi cografyasi zengin ülkeleri sömürgelestirip talan etmeleri (!); ve bu ekonomik-ticarî-politik zaferlerini Rönesans, Reform, Aydinlanma, Sanayi-Bilim-Teknik ve Burjuva Devrimleriyle pekistirmeleri, onlari en büyük dünya egemeni yapmisti…

Avrupalilarin Osmanli üzerindeki en büyük ekonomik-politik-diplomatik zafer ve üstünlügü, 1500’lerde Kanunî döneminde Osmanli’dan kaptiklari sayisiz ayricaliklar ve bilhassa kapitülasyonlar idi…
M.Ö. 330’larda Ortadogu’yu kasip kavuran ve soyup Yunanistana gönderen Makedon devsirmesi Iskender capulcusu gibi, Osmanli sultani devsirme Yavuz Selim’in 1510’larda tüm Ortadogu ve bilhassa Anadolu’yu kasip kavurarak soymasi sonucunda, ac ve ciplak milyonlarca insan agac kabuklari ve hayvan pislikleri, hatta birbirini ve kendi cocuklarini kesip yemeye (!) baslamis; ve o da yüzlerce yil sürecek Celâlî isyanlarini baslatmis ve gerek birbirini kirmaktan, gerekse aclik, sefalet ve bulasici hastaliklardan ötürü Anadolu’da neredeyse insan kalmamisti !...
Dogu’da soyacak insan bulamayan capulcu zalim Osmanli Devleti, tekrar Bati’ya (Avrupa’ya) yönelmis fakat, kurulusundan itibaren kendisine karsi cizilmis olan kirmizi cizgiyi yani Varsova-Viyana-Venedik (üc V) hattini 1683’te a$maya kalkinca, büyük bir hezimete ugramis ve gittikce cökmeye baslamisti…

Bu tarihten sonra, daha belirgin olarak, Avrupa devletlerinin kuklasi ve oyuncagi hâline gelen Osmanli Devleti ve toplumu, 1700’lerde tipki günümüzdek TC Devleti ve toplumu gibi, askerî-siyasî-ekonomik bir mevta idi (!); ve gerici $eriatik yapisiyla, tepeden tirnaga, yani sultanindan en üst kademedeki devletlûlara, devsirme pasalarindan toplumun en alt kademesine varana dek, yalan-dolan-hile-sahtekârlik ve rüsvete bulasmis hâli ile, artik Bati’nin ba$ina bela ve ayakbagi olmaya baslamisti !…
1646’daki Cromwell (Ingiliz Burjuva) Devrimi’nden esinlenen Fransiz Burjuva-Mason Ihtilali’nin de etkisiyle, ulusal bilince erisen ve örgütlenen Yunanistan, Bulgaristan, Sirbistan, Romanya gibi kücücük Balkan Devletleri, 1800’lerde Osmanli Devleti’ni ayri ayri yenerek, bagimsizlik ve özgürlüklerine kavusmuslardi…

Hatta Misir yöneticisi (Hidivi) Kavalali Mehmet Ali Pasa ve oglu Ibrahim Pasa bile Osmanli Devleti’ne karsi ayaklanip onu defalarca korkunc hezimetlere ugratmislar; ve can cekisen Osmanli, araya giren Avrupa devletleri ve Rusya sayesinde, biraz daha ayakta kalmaya calismisti…
Reaya yani Osmanli toplumu, aclik, sefalet icinde kivranip kirilirken (!); Osmanli Devleti’nin aristokrat ve yeni burjuva kesimi (Yahudi, Ermeni, Rum aileler), Avrupalilara özenerek, talanci-capulcu-soyguncu Osmanlilardan kalan son servetlerini „“Lâle Devri“ cilginliklarinda lüks icinde tüketmeye calisiyordu(!); ve Osmanli Sultanlari, Batililardan faiziyle borc aldiklari milyonlarca altinla kendilerine ve haremlerine Dolmabahce, Beylerbeyi, Ciragan ve Yildiz Sarayi gibi saraylar, lüks köskler, villalar, yalilar yaptirma gafleti icerisindeydiler !...
Yukarida da belirttigimiz gibi, Fransiz Ihtilali’nden tam 100 yil sonra, yani 1889’da kurulan Ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin sivil ve askerî kanadi olan mektepliler (Tibbiyeliler, Harbiyeliler, Mülkiyeliler) ve subaylar, her tür sinsi ve kalles yolu mübah sayip (!),cökmekte olan Osmanli’yi son bir cabayla ayakta tutmaya calisiyorlardi !..
Bunun icin Avrupa’da da örgütlenerek Ermeni ve Kürt aydinlarini da aralarina alip, onlari da “bagimsizlik-özgürlük“ yalanlariyla kandirmislardi !...

Balkan halklarinin bagimsizlik ve özgürlüklerine kavusmalari üzerine, son olarak kanli ellerinde kala kala, sadece iki Hiristiyan toplum olan Ermenilerle Süryaniler ve Müslüman Kürtler ve Zazalar kalmisti…
Ba$ta Osmanli’nin üc burjuva egemen toplumundan biri olan ve Osmanli’ya olan sadakatinden ötürü “Millet-i Sadika“ denilen Ermeniler olmak üzere Osmanli sömürgesi diger mazlum halklar yani Süryaniler, Kürtler ve Zazalar da Balkan halklarini örnek alip, özgürlük ve bagimsizliklarina kavusmak icin kismen birlikte, kismen ayri olarak örgütlenip Osmanli Devleti’ne karsi mücadele etmeye basladilar…

Fakat, gerek Ermeni kökenli Abdülhamit, gerekse “kurt kanunu“ ile yetismis sinsi, kurnaz ve komplocu devsirme katiller cetesi olan Ittihat ve Terakki Cemiyeti, ayni cografyada binlerce yildan beri ic ice ve kardesce yasayan bu mazlum kadim (yerli) halklari, gerek 1. Dünya Savasi vasitasiyla, gerekse aralarina nifak sokarak, birbirine karsi kiskirtip düsman ederek acimasizca kirdilar ve kirdirttilar !!!

Ayrica, Hiristiyan olmalari nedeniyle, dindaslari Ermenileri bir yandan Ruslar, bir yandan ABD ve Avrupa Devletleri, misyonerleri kendi cikarlari icin destekliyor görünüp daha sonra onlari Ittihat Terakki Cemiyeti ve kemalistler karsisinda yapayalniz koyup (!) soykirima ugramalarina sebebiyet verdiler !...
Böylece 600 yillik sömürgeci, emperyal misyonunu tamamlayan zalim Osmanli Devleti, 1918’de “devleti muazzama“ denilen Ingiliz-Fransiz-Italya gibi Avrupali ve Yahudi egemenler tarafindan yikilmis ve sira onun devami olan TC’yi kurmaya gelmisti !!!
………..
TC’nin 29 Ekim 1923’te kuruldugu tamamen yalan ve yutturmaca olup, Batili-siyonist emperyalistler 20 Temmuz 1923’te Lozan’da TC’yi kemalistlere kemal-i afiyetlere kurdurtup, insanligin ba$ina bela ettiler !!!
Ayni sekilde 1920’lerde Anadolu’daki Rum ve Süryanilerin de defterleri dürüldükten sonra sira Kürtlere gelmisti… 1920 ve 30’larda da Kürtlerin de hesabi görüldü fakat tam olarak bitirilemediler…
ABD, Israil ve Avrupa Devletlerinin yeni konsepti, isbirlikci Kürt Feodal asiret liderlerini kullanarak, Kürtleri TC benzeri kukla bir devletle kandirip (!), onu ve Kürtleri sömürgeci emelleri icin kullanmaktir !…

Gelelim Türkiye toplumuna…
$u an yaratilan 70 milyonluk devsirme TC toplumunun yaridan cogu, Osmanli Devleti dönemindeki gibi, devlete mideden ve kafadan bagli “kapi kullari“ olan asker-polis-zabita ve sivil devlet memurlari ile onlarin milyonlarca kisilik ailelerinden ibarettir…

Türkiye toplumu sunî olarak ikiye ayrilmis olup, bunlar dinci-gerici-seriatci fanatik Islamci kesim ile laik-kemalist-fasist kesimdir…

Aleviler ise, hem TC’nin, hem de her iki kesimin üzerinde oynadigi ve kendilerine cekmeye calistigi, demokratik ama kritik bir kesim olup, “Dedelik-Pirlik“ gibi isbirlikci feodal egemenleri ve fasist-kemalist liderlerini bertaraf ettigi takdirde, 30-40 milyonluk nüfusuyla, gelismelere damgasini vurabilecek cok büyük bir güc ve potansiyeldir…
“Derin ve kirli“ yani, ceteci, Ergenekon’cu terörist TC’nin, 80 küsur yilda yarattigi devsirme ve ucube Türk toplumu“, gerek dinî hurafeler ve dogmalarla, gerek okullarda “Türklük Andi“ ve kemalist-irkci-fa$ist egitim ve ögretimle, gerek güdümlü TV kanallarindaki kiskirtci “sehit“ edebiyati ve haberlerle, oyalayici veya fa$ist dizi ve filimlerle, aptalca ses ve kumar yarismalariyla, $ikeli millî maclarla ahmaklastirilip mankurtlastirilmakta (!) olup; derin ve kirli cikar iliskileriyle, rüsvet, torpil ve adam kayirmacilikla birbirine ve ceteci devlete bagli irkci-fasist-sig-yoz-cahil, cürümüs, asagilik kompleksli, hilebaz, cigirtkan, sirret ve onursuz bir toplum, hatta güruhtur !!!
En kötü ve korkunc olani ise; Osmanli’nin “ümmet-kul-köle“ toplumu yerine, simdiki yeni neslin cocuklara varana dek irkcilastirilip ajanlastirilmis, ispiyonlastirilmis unsurlar olmasi (!); ve egemenlerin bu fasist kukla Türkler vasitasiyla, ay-yildizli Bizans bayragi (!) ve $ikeli, irkci-fasist, sömürücü futbol maclariyla tüm dünyayi aldatip, irkcilastirip fa$istlestirmeleridir !!!

Dünya kamuoyuna önemle duyurulur !!!
…………..

TARIH AVCISI
14 Temmuz 2008





Cevaplar:

www.yenialevihareketi.com